ŞABAN AYININ ÖNEMİ
Şaban ayını önemli yapan özelliklerden biri, üç ayların ikincisi olmasıdır. Şaban ayının önemli bir hususiyeti de, Beraat gecesinin bu ayın on beşinci gecesine tesadüf etmesidir. Beraat gecesi, meleklerin inmesi, duaların kabul olunması, duaların geri çevrilmemesi gibi birçok fazilete sahip olduğu için, bulunduğu ayı da değerli kılmıştır.
Hz. Peygamber (s.a.v.) bir hadislerinde; “Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) gelince; gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Şüphesiz ki Allah, o gece güneşin batmasıyla dünya semasına iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu? Onu affedeyim! Rızık isteyen yok mu? Rızık vereyim! Şifa dileyen yok mu? Şifa vereyim!” buyurdu.
Bir başka hadislerinde ise; “Allah Teâlâ, Şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve anababaya asî olanlarla Allah’a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar” buyurdu.
Peygamber Efendimiz, bu ayda mümkün olduğu kadar oruç tutardı. Hz. Âişe, O’nun bu davranışını şu sözleriyle ifade eder: “Rasûlüllah’ın (s.a.s) Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim.”
Şaban ayı, İslam tarihinde bazı önemli olayların gerçekleşmesi açısından da önemlidir. Bunlar arasında, hicretin 2. yılına rastlayan Şaban ayı ortalarında nâzil olan Bakara 144. âyetle kıblenin Mescid-i Aksâ’dan Mescid-i Haram’a çevrilmesi ve diğer bir âyetle de Ramazan orucunun farz kılınması ile ilgili Bakara Suresinin 183-184. ayetleri sayılabilir.